Tanrılar Okulu

11-İyileşme İçten Gelir

       Zorluklar ve acılar. Senin bütün olma yolunda geçireceğin sınavlardır. Bunun farkına vardığında, yaşamın kendisi insanın öğretmeni olacaktır. Her kriz, her düşüş ve her zorluk hem kusursuz, hem de eşsizdir.

       Yaşamımdaki bütün olayların tüm sorumluluğunu üstlenmem gerektiği açıklamasını kabullenmekte zorlandığımı gördüğünde, sert bir uyarıda bulundu. “Eğer sözlerim seni değiştirmezse, bil ki yaşam değiştirecektir. Benim sözlerimle anlamadıklarını, hayatta yaptığın hatalarla anlayacaksın. Bana bu iki “seçenek” arasındaki tek farkın, “insanın kendi hatalarıyla öğrenmesinin” çok daha yavaş ve çok daha acı dolu geçecek zor bir yol olduğunu söyledi. “Benim sözlerimden sonra, yaşam kendi kuralları ve iyileştirme araçlaruyla gelecektir” diye noktaladı.

        Dreamer bana şu anda ki insanlığı; hipnotik bir rüya içinde mühürlenmiş ve sadece insafsız antagonistlerin tehditleri altında daimi olarak yaşayabilen bir insanlık olarak açıkladı.

        Dreamer’ı dinlerken, daha önce de onunla bulunduğum bir çok ortamda olduğu gibi, gözlerimin önünde bir hayal belirdi: Yerküre, anlamamakta ısrar edenleri ve itaat etmeyenleri, taştan dev çarklarıyla durmaksızın presleyen bir yağ fabrikası gibiydi. Dünyanın başına bela olmuş, bitmek bilmeyen dizi halindeki uğursuzlukları gördüm ve onların pres altındaki parçalara ayrılmış ve ezilmiş kemiklerini hissettim; soykırımın gerekliliğini, sonu gelmeyen dehşeti, savaşları, dünyaya ezelden beri eziyet etmiş olan felaketleri ve insan dışı trajedileri ‘gördüm’ ve bin yıllık hikayemizin bu dolambaçlı seyrini, kör bir betimlemenin üzerindeki tabakanın ötesinde tıpkı tuval üzerindeki bir yarıktan izler gibi, o kara talihin; alçalmış bir insanlığın, iyileşmek için başka çaresi olmayan bireylerin, ulusların ve tüm medeniyetlerin acı ilacı olduğunu görene kadar takip ettim.

       Dreamer araya girdi ve beni düzelterek, “Yaşam, senin sandığın gibi bir dönüşüm makinası değil, bir gerçeklik makinasıdır.” dedi. Olaylar ve koşullar bizi iyileştirmek için gelmezler; onlar kim olduğumuzu bize göstermeye yarayan semptomlardır.”

Gerçek iyileşme ancak içerden gelir.

       Hiçbir politika, din ya da ideoloji, toplumu dışarıdan dönüştüremez. Sadece bireysel bir devrim, ruhsal bir yeni doğuş, her bir insanda, her bir hücredeki Oluş’un iyileşmesi; bizi daha refah içinde, daha akıllıca, daha gerçek ve daha mutlu bir uygarlığa doğru yönlendirebilir.

Tanrılar Okulu -Stefano D’anna – syf.286